VENEDİK TACİRİ VE YAHUDİLİK

0
126

VENEDİK TACİRİ VE YAHUDİLİK

Hz. Musa’nın dini olan Yahudilik’in tam olarak hangi yıl başladığına dair net bir bilgi yoktur. Yahudilik’e ait en eski bulgular M.Ö 3000’e dayanmaktadır. 1. yüzyıldan itibaren hızla Dünyaya yayılmaya başlamışlardır.

Oyunda da karşılaştığımız Hristiyan –  Yahudi nefretinin temelleri ise İsa’nın ölümüne dayanıyor. Birkaç Yahudi, Roma İmparatorluğu’na giderek Hz. İsa ve Hristiyanlığın yayılmaya başlamasının  devletleri için tehlike yaratabileceğini söyledi ve Hz. İsa Roma İmaparatorluğu tarafından yargılanarak idam edildi. Hristiyanlar Yahudilerden nefret etse de ölüm kararını Roma’nın yargıçları vermişti. Hatta bu karara karşı çıkan birçok Yahudi de olmuştur.

Yüzyıllarca süren bu gerilim orta çağda en üst seviyesine ulaşmıştır. Kiliseler de Yahudiler kötüleniyor, sosyal ilişkilerde bulunmaları yasaklanıyordu. Yahudiler kendilerine belirlenen alanlardan dışarıya çıkamazlar, belli işaretleri üzerlerinde taşımadan gezemezlerdi. Ticaret yapmaları yasaklandığı için ellerinde parayı işlemekten başka bir çareleri kalmıyordu. Faizle borç alıp vermek de Hristiyanlık dininde yasak olduğu için nefretin başka bir boyutu doğmuştu. Yahudiler yüksek ticari zekaya sahiplerdi. Hristiyan din anlayışına göre de fakirlik ve azla yetinmek kutsaldı.

Orta Çağ’da İngiltere’de baskı yönetimi vardı. Hem kilise hem toprak sahipleri halk üzerinde ağır bir baskı oluşturuyordu. Baskıdan bıkan halkın nefreti Yahudilere yönlendiriliyordu. Yahudilere “İsa’nın katilleri” deniyor, Yahudilerin Hristiyan kız çocuklarını öldürüp kanlarını törende kullandıkları halka anlatılıyordu. Bu süreçte birçok Yahudi katledildi.

Her ne kadar ezilseler de birçok ülke tarafından vatandaşlık hakları vardı. Bunun sebebi ellerindeki paraydı. Ekonomik olarak sıkıntı çeken devletler, ülkelerine para girmesi için Yahudilere kapılarını açıyordu. O dönemde İngiltere ekonomisinin güçlü olmasının sebeplerinden biri Yahudi para kaynaklarıdır.

Yahudiler her zaman kendine güvenen, hiçbir şekilde kendilerinden taviz vermeyen insanlardı. Zeki olmaları ve dışarıya muhtaç olmamaları onlara olan nefreti artırıyordu.

  1. yüzyılda gerçekleşen Fransız İhtilali’yle beraber insan haklarının önem kazanmasıyla
  2. Yahudiler sosyal haklarına kavuşmuştur.

Bu kadar dışlanmaları ve ezilmeleri kendi kendilere yetebilme özelliklerini kazanmalarını sağlamışlardı. Ticarette ve sanatta oldukça iyilerdi.

  1. Dünya Savaşı sonrasında ırkçılığın yayıldığı Almanya’da yeniden Yahudi nefreti baş gösterdi. Orada yaşayan Yahudilere ek vergiler koyuldu, sosyal hayatta ikinci sınıf insan gibi davranıldı. II. Dünya Savaşı dönemlerinde Yahudilere vahşet uygulandı. Binlerce Yahudi intihar etti, yaklaşık 200 bin Yahudi Almanya’dan kaçtı. II. Dünya Savaşı’nda en ağır yarayı Yahudiler almıştır. Yaklaşık 6 milyon Yahudi, hayatını bu süreçte kaybetmiştir.

Yıllarca oradan oraya sürüklenen Yahudiler, İngilizlerin de yardımıyla 1948’de İsrail devletini kurdu. Bu durum ülkelerinde Yahudi istemeyen ülkelerin işine geldi.

 

1926 yılında Berlin’de yaşayan 3,5 milyon insanın 172 bini Yahudi’ydi. (%4,9)

TABLO: 1926 BERLİN’DE BAZI MESLEKLERİ İCRA EDEN YAHUDİ ORANI

MESLEK YAHUDİ ORANI (%)
ÜNİVERSİTE HEKİMİ 48
ÜNİVERSİTESİ PROFESÖRÜ 43
1.SINIF DOKTOR 68
HASTANE MÜDÜRÜ 46
DİŞÇİ 38
KİMYAGER 32
AVUKAT 56
TİYATRO REJİSÖRÜ 80
ORDİNARYUS PROFESÖR 44
TIP PROFESÖRÜ 50
FELSEFE PROFESÖRÜ 25

 

 

VENEDİK TACİRİ’NDE YAHUDİLİK VE SHYLOCK

Oyunun kötü karakteri Yahudi Shylock olsa da oyunun Yahudileri değil parayı yermek için yazıldığı söylenebilir.

Antonio ve Shylock aynı işi yapıyor sayılabilir. İkisi de ellerindeki parayı değerlendiriyor ancak tek fark Hristiyanlık’a göre Antonio’nun işi temizken Shylock’un işinin günah olmasıdır. Antonio’nun parasını temiz yapan ise parayı kaybedebilme riskidir. Venedik Taciri oyununda da Antonio’nun gemilerinin batma olayı da bunun karşılığıdır.

Shakespeare, Shylock karakterini ortaya koyarken halkın nefret ettiği Yahudi kavramını ele almamıştır. Bundan dolayı Shakespeare’in hümanizmin etkilendiğini söyleyebiliriz.

Christopher Marlowe’un yazdığı Maltalı Yahudi oyununda tasvir edilen Yahudi her anlamıyla kötüdür. Shakespeare ise birkaç sene sonrasında Venedik Taciri oyununda Yahudi’yi her yönüyle insan olarak ele almıştır.

Oyunun her bölümünde seyirci Shylock’tan nefret etmez, kendini Shylock’un yerine koyduğu anlar da olur. Her ne kadar canice de olsa isteğinde haklıdır ve seyirci de bu durumun farkındadır.

Shylock’u “paragöz” bir tiplemeye indirgemek oldukça yanlıştır. Bassanio’nun Shylock’un alacağının iki katını teklif etmesine rağmen Shylock’un bunu reddedip Antonio’nun etini istemesi hayatta paradan daha çok değer verdiği şeylerin olduğuna kanıttır. Nefreti, para hırsının önüne geçer ve böylece Shylock’un yalnızca paragöz bir tefeci değil, duyguları olan bir insan olduğu anlatılır.

Mahkeme sahnesinde Shylock tamamen haklı olmasına rağmen kanundaki açıklardan faydalanılarak haksız konuma düşürülür ve Yahudilerin yüzyıllarca uğradığı negatif ayrımcılık gözler önüne serilir.

Oyunda insan haklarına dair tiratlar Shylock’undur. Halk gözünde canavarlaştırılan Yahudi’nin herkes gibi sıradan insan olduğunu bu tiratlarla pekiştirir.

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here