ABSÜRT TİYATRO SERİSİ 4: OYUNCULUĞU VE TEKNİĞİ

0
382

ABSÜRT TİYATRO OYUNCULUĞU

Diğer konularda olduğu gibi oyunculuk konusunda da net bir kural yoktur. Tercihlere göre değişiklilik gösterebilir. Absürt tür olarak natüralizme ne kadar karşı olsa da absürt oyunlarda sık sık natüralist oyunculuğa yer verilir. Absürt oyunlarda iletişimsizliği ön plana çıkarmak amacıyla diyaloglar yerine daha çok monologlar tercih edilir, dil bir iletişim aracı olmaktan çıkar. Oyuncu, absürt oyunun amacına uygun bir oyunculuk göstermelidir. Absürt oyunların amacı seyircinin karşısına aykırı, saçma ve şaşırtıcı durumları çıkarmaktır. Bu nedenle oyuncu da saçma, aykırı ve şaşırtıcı olmalıdır. Absürt sesler, yapılan hareketler ve sözlerin kasıtlı uyumsuzluğu önem taşır.

Absürt oyunlarda bir de grotesk oyunculuk sıklıkla kullanılır. Grotesk, kelime olarak “Kaba ve tuhaf olaylardan beslenen, gülünç bir görüntüye sahip olup temelinde ciddi problemler yatan güldürü tarzı.” anlamına gelmektedir. Bir kara güldürü ögesidir. Oyunculukta da karşılığı vardır. Bu oyunculuk türü ağırlıklı olarak güldürü ögeleri barındırır ve absürt tiyatronun temelinde ciddi felsefi problemler yattığından ortaya bir kara güldürü çıkar.

Grotesk oyunculukta oyuncu, sahnede olabildiği kadar büyük ve abartılı hareketlerle oynar. Bol bol jest kullanılır, sesini ve hareketlerini sıkça değiştirir. Grotesk oyunculuk, İtalyan halk tiyatrosu Commedia dell’Arte etkisinde gelişen bir tür olmuştur. Commedia dell’Arte; açık alanlarda, meydanlarda oynandığından oyunculuğun gerekleri sahneye göre daha farklıdır. Daha büyük hareketler, daha yüksek sesler, mimikler belli olmayacağından belirgin masklar kullanılmıştır. Grotesk oyunculuk, bu abartılı oyunculuk tarzından etkilenmiştir.

ABSÜRT TİYATRODA TEKNİK

Absürt tiyatronun kuralsızlığını teknikte de görürüz. Oyunun temellerinde, oyunculukta gördüğümüz grotesk ögeler, teknikte de kullanılır. İlk bakışta estetikten uzak, seyircinin hoşuna gitmeyecek parçalar sahnede bulundurulabilir. Oyun bütünlüğünün bulunmaması ve kullanılan oyuncu teknikleriyle bu parçalar, zamanla seyirciye farklı bir estetik zevk kazandırır.

 *DEKOR

Her yazarın farklı bir tarzı olduğundan çok farklı tarzlarda dekor denenebilir. Eğer oyun gelişen endüstri ve makineleşmenin içinde yok olan insan ilişkilerini anlatıyorsa fonda metal parçaları, dişliler, çarklar kullanılabilir.

Deneysel tiyatro üzerinde etkili olmuş kuramcılardan Adolphe Appia, mekânı sanatsal olarak yorumlayıp oyuncuyu resim, heykel ve mimarinin kaynaştırıcı ögesi olarak görmüştür. Appia’ya göre sahne gerçekçi ögelerle doldurulmamalı, sahneye bir ruh kazandırılmalıdır. Dekor parçaları dikkat çekmemeli, dikkati oyuncunun üzerinde toplamalıdır ve basit olmalıdır.

Appia’dan etkilenen kuramcı Gordon Craig, Appia’nın görüşlerini ileri seviyeye taşımıştır. Craig, bir kilise sahnesi için ayrıntılı bir kilise dekoru inşa etmek yerine mekanı tasvir edecek tek bir kilise sütunun daha etkili olacağını savunur.

Absürt tiyatro, vahşet tiyatrosuyla da fazlasıyla ortak noktaya sahiptir. Artaud’nun anlayışına göre seyirci kendisiyle yüzleşmelidir. Ancak seyirciler, sahnedeki yalan ve ikiyüzlülükle kendini özdeşleştirmek istemeyeceğinden Artaud, sahneyi sıradan bir şekilde kullanmak istemez. Sahne-salon ayrımı yapılmaz, oyun seyircilerin arasında ve sabit bir yerde olmaksızın oynanır. Bu durum dekor kullanımını çok zorlayacağından, dekor kullanılmaz. Seyirciyi kendiyle yüzleştirmeyi amaçlayan absürt tiyatroda da benzer yöntemler kullanılabilir.

Absürt oyunlarda zamanın ve mekanın belirsizliği, dekorlara da yansır. Belirsiz mekanı vermenin yöntemlerinden biri de sahneyi boş bırakmaktır. Boş sahneyle seyirciye hem sahnedeki karakterlerin ruhsal boşluğu verilir hem de zaman ve mekana dair herhangi bir iz bulunmaz.

Aynı zamanda epik tiyatroda sık sık kullanılan simgesel dekor anlayışı, absürt tiyatroda da kullanılabilir. Mesela, Ionesco’nun “Amédéé ya da Ondan Nasıl Kurtulunur?” oyununda karı kocanın arasında bir ölü ayağı vardır ve etrafı yosun ve mantarlarla kaplıdır. Yosun ve mantarlarla kaplı bu ayak, karı kocanın arasındaki nefreti simgeler.

*IŞIK VE MÜZİK

Absürt tiyatro, karamsar bir tiyatro türüdür. Bu karamsarlığı vermek için çeşitli ışık kullanımları yapılabilir. Sahnedeki karamsarlığı yalnızca loş bir ışıkla aydınlatırsak seyircinin, oyun karakterlerindeki ruhsal bunalımı anlamasına yardımcı olabiliriz. Absürt tiyatronun temellerinden biri ölüm kavramıdır. Sahnede kanlı bir sahne veya bir ölüm yaşandığında kırmızı renk, hastalık durumunda sarı renk kullanılabilir. Bu kullanımların tersini de kullanabiliriz. Mesela doğasından uzaklaşan bir insan işleniyorsa başta yeşil ışık kullanılıp zamanla azaltılabilir, aynı yöntem özgürlüğünü kaybeden bir karaktere sahip bir oyunda mavi ışığın zamanla azaltılması şeklinde de uygulanabilir.

Işık, dekorla uyum içinde olmalıdır. Vahşet tiyatrosundaki gibi salon-sahne ayrımı yapılmıyorsa ve oyun, salonun her yerinde oynanıyorsa ışık tasarımı da ona göre yapılmalıdır. Işık, oyuncunun salonda oynadığı alanları aydınlatabilmeli, gerekiyorsa mekan tasviri de yapabilmelidir.

Gordon Craig’e göre seyircinin duygularına ve görsel zevkine değil, zihnine yönelik teknik yapılması gerektiğini savunmuştur. Zihne yönelmenin en kısa yolu olarak ise ışığı görmüştür. Işık oyunları, seyircinin zihnine hükmetmek için harika bir araçtır. Bir kilise sahnesinde dekor olarak tek bir kilise sütunu, müzik olarak ise bir kilise müziği kullanılırsa seyirci müziğin etkisinde kalır ve mekan daha iyi tasvir edilmiş olur.

Absürt oyunlarda müzikler de oyunda öne çıkarılmak istenen duruma göre değişiklik gösterir. Absürt tiyatronun önde gelen amaçlarından biri olan seyirciyi rahatsız etmek için müzik, çok iyi bir araçtır. Sanayi Devrimi ve beraberinde getirdiği yabancılaşmanın anlatıldığı bir sahnede arkadan dişli ve çarkların çirkin sesi verilebilir. Makineleşmeden etkilenen ve Biyomekanik Oyunculuk metodunun kuramcısı Meyerhold da oyunlarında sık sık makine sesleri kullanırdı. Ölümlerin çok olduğuna vurgu yapmak için bir siren sesi, hem seyirciyi rahatsız eder hem de sahnedeki durumu iyi özetler. İletişimsizliği ön plana çıkarmak için müzik kullanmamak ve tamamen sessizliği tercih etmek de bir yöntemdir.

*MAKYAJ & KOSTÜM

Makyaj ve kostüm oyuncunun kişiliğiyle alakalı en büyük tüyoları veren teknik unsurlardır. Bu türde genelde zavallı, çaresiz kişiler işlendiğinden zor şartlarda yaşayan bir karakter makyajı; yırtık ve eski kostümler kullanılabilir.

Yalnız absürt oyun karakterleri her zaman zayıf karakterler olmaz. Örneğin Harold Pinter’ın oyunlarında dominant ve silik karakterler sık sık karşı karşıya gelirler. Bu durum kostüm ve makyajlarıyla desteklenebilir.

Kostüm ve makyaj, groteski kullanmak için ideal alanlardır. Çok zor bir durumdaki karakter, soytarı gibi giydirilebilir veya yırtık bir kostüm içinde iyi durumdaki bir kişinin makyajı yapılmış olabilir.

Hem kostüm hem makyaj asimetrik veya düzensiz olarak uygulanmış görüntüsü yaratılabilir. Oyuncunun ruju taşırılabilir, güzel dikilmiş şık bir elbiseye belirgin bir leke eklenebilir ve böylece estetik uzaklık sağlanmış olur.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here