Müzikte Anlamın Yeniden Üretimi: Hip-Hop Kültürü Üzerine Sosyolojik Bir İnceleme

0
290

Müzikte Anlamın Yeniden Üretimi:

Hip-Hop Kültürü Üzerine Sosyolojik Bir İnceleme

Hip-hop kültürünün 1970’li yıllarda New York’un Bronx Bölgesi’nde ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Hip-hop kültürü, bu bölgede siyahi gençlerin ırkçılık karşıtı söylemleri ile başlamasına rağmen dünyanın bir çok bölgesine farklı amaçlar için ulaşmıştır. Hip-hop kültürü ulaştığı bölgelerin yerel özelliklerinden etkilenerek dönüşmektedir.

Rap müzik ise hip-hop kültürünün müzikal ayağını temsil etmektedir. Rap, sözlükte şiddetle söylemek, argoda ise suçluluk ve ceza anlamlarında kullanılmaktadır. Rap müzik genellikle sosyal ve politik konuları kapsamaktadır. Kafiyelerle, ritmik vuruşlarla ve hızlı konuşma biçimleri olarak tanımlanabilir. Dezavantajlı grupların günlük yaşamlarını açıklama, mahrum edildikleri hakları açıklama gibi amaçlar güder. 1979 yılına kadar sadece elden ele dolaşan kasetler ve freestyle olarak adlandırılan rap savaşları ile varlığını sürdüren rap müzik 1979 yılında, Sugarhill Gang sahne isimli sanatçının “Rapper’s Delight” parçasının ana akım radyoya çıkmasıyla beraber ticari bir boyut da kazanmıştır.

Rap kavramı sadece bir müzik türünü ifade eder. Fakat hip-hop kavramı çoğu sanatçı için dört temel içeren bir kültürdür: Graffiti art, B-boying, DJ’lik ve MC’lik. Sanatçıların, hip-hopın etkisi büyüdükçe, başta karşı çıktıkları ana akım kültürün ve politikanın içine girmeleri eleştirilmiştir. Hatta öyle ki MC Hammer isimli sanatçı, pop-rap yapmakla eleştirildiği için isminin başındaki MC ünvanını kaldırmıştır. Bu sebeplerden ötürü hip-hop kültürü kendi içerisinde hep bir tanımlama sıkıntısı yaşamaktadır. Aynı zamanda Amerika’da Doğu Yakası ve Batı Yakası ayrımı vardır. Doğu Yakası, sözü ve anlatım biçimini önemserken Batı Yakası, ticari kaygı güder ve melodi ile ritmi önemser.

Rap müzik , 1980’lerin başında Amerika’dan Almanya’ya yeni bir disko müziği olarak geçmiştir. O dönemde Almanya’daki Türk işçiler yaşadıkları ayrımcılığın da etkisiyle hip-hop kültürünü bir araç olarak kullanmaya başlamışlardır. O dönemlerde “underground” bir kültür olarak varlık göstermiş ve uzunca bir süre böyle devam etmiştir.

  1. YY’da hip-hopın konumunu anlamak amacıyla kültür konusundaki tartışmalara bakmalıyız. Bu sayede müziğin ve kültürün üretim, yayılış ve tüketilişini de daha iyi anlayabiliriz. Bu noktada ilk olarak Frankfurt Okulu düşünürlerinin görüşlerine bakabiliriz. Nitekim bireylerin birbirlerine yalnızca ortak bir otoriteyle -özellikle devletle- ilişkili olarak bağlandığı, böylelikle yukarıdan idare edilen edilgen bir toplum olarak ele alınan kitle toplumun- da, kamuoyu merkezîleşmiş kitle iletişim aygıtları tarafından oluşturulmakta ve bireyler rutinliklere hapsedilmektedir. Böyle bir toplumda Adorno ve Horkheimer için merkezî olgu ailenin yıkılıp işlevini anlamsızlık, benzerlik ve can sıkıntısı üreten “kültür endüstrisine” devretmesidir. Kültür endüstrisi kitleleri kendine uydurur ve yüksek ve düşük sanat düzeylerini bir araya getirir. Milyonlarca bilinci yönetir ve onları hesaplanabilir nesneler haline getirir. Adorno, kültür endüstrisinin sanat üzerindeki etkilerini popüler müzik üzerinden ele alır. Ona göre popüler müzik standartlaşmaktadır. Bu standartlaşma bir sahte bireyselleşme yaratır. Ve bunun sonucunda birey gerçek isteklerinden eğlence aracılığıyla koparılır. Bu noktada hip-hop sadece aktarılan bir olgu değildir. Bulunduğu sosyokültürel ortama göre şekillenir ve kimlik oluşumuna etki eder. Yani kısacası sadece sözler değil bağlam da incelenmelidir.

Ortaya çıkış itibariyle bir Amerikan kültürü olan hip-hopın Türkiye’deki gençler arasında   rağbet görmesi sadece bir batı taklitçiliği olarak ele alınamaz. Bu noktada rap müziğin sunduğu anlam ve hip-hop kültürünün yerelde aldığı şekil ortaya çıkar. Müzikal anlamda bakıldığında rap müziğin, farklı müzik tarzlarından devşirilen bir alt yapısı olduğu söylenebilir. Bu sayede her kültür kendi öznel rap müziğini yapabilir ve bu durumda rap müzik taklitçi bir müzik imajını yıkmış olur.

Sonuç olarak hip-hop kültürü, 1970’li yıllardan beri bir dönüşüm geçirerek ilerlemeye devam etmektedir. İletişim teknolojileri ile beraber dünyaya yayılmış bir altkültürdür. Taklit, özenti, yabancılaşma gibi sorunları olsa da, gençlerin kendilerini ifade etme biçimi olup, bireye ve topluma göre farklılık göstermektedir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here