Müziğin Anlamı ve Türk Rap Müziğinin Ortaya Çıkışı

0
298

     Türkçe rap müzik, Türkiye’den Almanya’ya işçi göçü sebebiyle giden Türk işçilerin, özellikle 2. ve 3. kuşaklarının rap müziği kullanmaya başlaması ve devamında bu kültürü Türkiye’ye taşımasıyla başlamıştır. Rap müziğin Türkiye müzik kültürüne girişini anlayabilmek için, Türk rap sanatçılarının rap müziği kullanmasında ki amaca ve bağlama bakmalıyız. Ama bundan da öte ilk olarak, başlı başına, müziğin ne anlama geldiğini; ne amaçla, ne şekillerde, ve ne ortamlarda kullanıldığını çözümlemeliyiz. Bu soruların cevabı olarak aşağıda üç farklı makaleden özetler hazırladım.

 

Popüler Müzikte “Konsept” Sorunu

Özgür Ulusoy, Kübra Arslan, Bekir Karakuş

     Popüler müzik “underground” “avant-garde” “indie” gibi isimlendirilen bir çok alt türe sahiptir. Bugünün pop müziğinin üretim sürecinin her anı, neredeyse tamamen piyasa ihtiyaçları üzerine kuruludur. Popüler kavramı, hukuki Ve siyasal bir terimdir. Genel olarak halka ait anlamına gelir. Bir ürünün daha fazla tüketilebilmesi için toplumsal farklılıkları yok edip ortak paydaları ulaşmalıdır. Popüler kültürde bu noktada ortaya çıkıp üretim ve tüketimi standartlaştıran bir rol oynar. İktidar, popüler kültürü egemenliğinin devamını sağlayan bir araç olarak görüp kullanmıştır. Bu sebeplerden ötürü popüler müzik de empoze edici ve manipülasyona dayalı bir hal almıştır. Müzik bu rollerinden ötürü, toplumsal süreç içinde meta haline gelmektedir. Ve bu rolü belirleyen de pazardır. Bu manipülatif özelliklere yönelik yapılan araştırmalarda bireylerin dinledikleri müziğe dair, müziğin türüne, kullanılan efektlere, ritmine, armoniye, orkestraya göre müzikten anladıkları anlamın değiştiği gözlemlenmiştir. Örneğin, müziğin sözlerinden bağımsız olarak, müziğin türü, barışı ve rahatlığı hatırlattığı için sözleri aksine söylemesine rağmen bu hisler oluşmuştur. Yani dinleyicilerin, müziğe karşı ön yargıları olduğu gözlenmiştir. Müzikte konsept terimi ise, sözlük anlamı olarak, nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplanan genel tasarım olarak karşımıza çıkar. Röportaj yapılan müzisyenler ise genel olarak, bir albüm boyunca devam eden bir mesajı taşımayı anlatmak amacıyla konsept albüm tanımı kullanmaktadırlar. Buna göre bir albümde genel anlamda tek bir mesaj vardır ve her şarkı bu mesajı besler, destekler niteliktedir.

Türk Diaspora Gençliğinde Kültürel Kimliğin Dönüşümü: Hiphop, Entegrasyon ve Eğlence Mekanları

Onur Şenel

Türk göçü özellikle ikinci dünya savaşı sonrası oluşan iş gücü açığını kapatmak için Avrupa ülkelerinin Türkiye’den işçi talep etmesiyle başlamıştır. 1960’lardan itibaren göç eden işçiler zamanla ailelerini de yanlarına almasıyla ve devam eden süreçte doğan kuşaklarla beraber farklı bir boyut kazanmıştır. Bu göçün kalıcı hale gelmesi göçmen sorunlarını da yaratmıştır. Türklerin Almanya’da yaşadıkları ırkçı problemler ve dışlanmalar sonucu yabancılaşmayı yaratmış ve bunlar sonucunda Türk varlığı keskin bir biçimde ortaya çıkmıştır. Bu sorunlarla esas olarak ikinci ve üçüncü kuşak Türk gençleri karşılaşmıştır. Sorunları ifade etmek için de, o dönem de benzer sorunlar yaşayan Amerikalı siyahilerin yaratmış olduğu hiphop kültürünü benimsemişlerdir. Yurt dışındaki göçmen topluluklarını tanımlamak için kullanılan terimlerden birisi diasporadır. Diaspora, çeşitli nedenlerden ötürü farklı ülkelere dağılmış, belli bir etnik bilince sahip toplulukları ifade eder. Diasporaların olduğu yerde her iki toplumla sorunlu ilişkiler, arada kalma, uyum, entegrasyon gibi tartışmalar ortaya çıkar. Bu noktada müzik kültürel bir sembol olarak karşımıza çıkar. Müzik, kimliği oluşturur ve tanımlar. Aynı zamanda geçmişe olan özlemi giderir. Aynı zamanda göç edilen topluma entegrasyonu sağlayan kültürel yenilenmeyi de sağlar. Örneğin Berlin’deki Türk hiphop gençliğinin kültürel tanımlamasını güçlendiren üç gösterge vardır. Bunlar; otantisite, siyahi Amerikan sembollerinin taklidi ve Türk gençlerinin uyum sağlamak istedikleri Alman kültürü. Genç kuşak, Alman kültürüne uyum sağlayamamanın yanında kuşak çatışması da yaşamaktadır. Yani müzik bir kimlik oluşum aracı olmakla beraber aynı zamanda sorunlarla başa çıkma stratejisidir. Rap müzik ise, Türk gençlerinin yaşamış oldukları, şiddet, uyuşturucu, ırkçılık gibi sosyal problemleri protest bir tavırla Alman devletine ve toplumuna duyurma aracı olmuştur. Amerikalı siyahiler ile kendi sorunlarını çok benzer gören Türk göçmenler hiphop kültürünü benimsemeye başlamışlardır. Türklerin bu kültürle tanışması ise Almanya’da bulunan Amerikan askeri üslerindeki Amerikan diskolarına girmeleri ile başlamıştır. Bu diskolar, Alman diskolarında kabul görmeyen Türkler için alternatif eğlence mekanları olmuştur. Yani aslında Türk hiphopı bu dışlanmaların bir sonucudur. Almanya’da 1992 ve 1993 yıllarında yaşanan ve ölümlerle sonuçlanan ırkçı saldırılar Türk göçmenlerde milliyetçilik fikirlerini körüklemiş ve bu durum rap müziği net bir şekilde ortaya çıkarmıştır. Alman hükümetinin farklı kültürleri kapsayan politikalarında gençlik merkezleri kurması da Türk hiphopının gelişebilmesine olanak sağlamıştır. Bu kurumlar entegrasyona yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Özellikle 1990’lı yıllarda Türk diskolarının ortaya çıkması da Türk rap müziğinin doğuşunda etkili olmuştur.

Modernlik, Geleneksellik ve Hınç: Türkiye’de Rap ve Arabesk-Rap Çatışması

Furkan Dilben

Müzikal sözlükte rap kavramı çoğunlukla kentli siyahi ve Latin Amerikalı gençlerin ezilmişliğe karşı tepki olarak şiddetli bir vokal eşliğinde, kafiyeli ve ritmik söz söyleme biçimi olarak karşımıza çıkar. Bu noktada rap müzik arabesk müzikle benzerlikler gösterir diyebiliriz. Kent sorunlarına entegrasyon problemlerine her iki müzik türü de değinir. 1970’lerin başında ayrımcılığa uğrayan siyahilerin müziği olarak ortaya çıkan rap, 2000’lerin başında Türkiye’de görülmeye başlanır. 1995 yılında Cartel grubunun çıkardığı albüm ile Türk piyasası rap müzik ile tanıştı. Ticari başarı da yakalayan albümün devamında Türkiye’de bir çok rap üreticisi ortaya çıktı. Türkiye’de uzunca bir süre rap müzik bir alt kültür olarak görüldü ve dışlandı. Fakat devam eden süreçte müzik piyasası rap müziği de kabul etmiş ve kullanmıştır. Medya tarafından kabul gören rap müzik, reklamlarda, dizilerde kullanılmıştır. Rapçiler birer modern ozan olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Bu dönemde özellikle büyükşehirlerin yoksul mahallerinde arabesk-rap alt kültürü de yayılmaya başlamıştır. Arabesk-rap, underground rape göre farklı altyapı ve soundları kullanmaktadır. Türkçe rap müzikte en başından beri arabesk altyapı kullanılmaktadır. Ama baskın olan tür rap olmuştur. Çünkü rap müzik yerel ögeleri kullanır ve Türkiye’de bu sentez arabesk-rap sentezi olarak karşımıza çıkmıştır. 2000’lerin başında bu arabesk-rap sentezi popülerleşmiştir. Ve bu sentezdeki rapçiler modern anlamdaki rapçi tiplemesinden uzak bir imaj çizmektedirler. Ve bir çok alandan dışlanmaktadırlar. Arabesk rapçilerin tavırları ve imajları underground rapçiler tarafından dahi kabul görmez ve arabesk- rap kabul edilemezdir. Yani aslında arabesk müziğin yaşadığı tüm dışlanmaları arabesk-rapçiler de yaşamıştır. Aslında bu dışlanma rap müziğin ilkelerine ters düşmektedir.

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here