Frankfurt Okulu ve Kültür Endüstrisi

0
362

Kültür endüstrisi kavramı, Frankfurt Okulu düşünürlerinin en önemli kavramlarından biridir. Frankfurt Okulu düşünürleri, toplumu ve sistemi anlama amaçlı olarak geliştirilen teorilerin ve kavramların, ekonomik ve politik temelli açıklamalarını yetersiz bulmuşlardır. Bu yüzden kendi sosyoloji anlayışlarının temeline kültürü koymuşlardır. Bu sebeple, kültür endüstrisi kavramını açıklamadan önce kültürün onlar için ne ifade ettiğini açıklamalıyız.

Kültür kavramı ya da olgusu, her toplumun kendi iç dinamikleri tarafından üretilen örf, adet, estetik, sanat, edebiyat, din, hukuk gibi değerler manzumesi içeren dinamik bir süreçtir. Daha kısa bir tanımla kültür, insanın ürettiği, ortaya çıkardığı her şeydir. Frankfurt Okulu düşünürleri için kültür bir toplumu hem aşan hem besleyen fenomenler içerir. Bu yüzden kültür, toplumsal bütünleşmeyi de çözünmeyi de destekler. Üretici güçler kültürü ellerinde bulundurur ve kullanırlar. Kültürü kendi çıkarları için metalaştırırlar. Kültürün metalaştırılmasını ise, Frankfurt Okulu düşünürleri, kültür endüstrisi kavramı açıklamışlardır.

Kültür endüstrisi kavramı, modernliğin kültürü standartlaştırıcı etkisine yönelik yapılan bir eleştiridir. Bu kavram, aynı zamanda, sanayi devriminin dönüştürücü etkisinin, kültür ve toplum alanında bir yansımasını açıklar. Sanayinin seri ve standart üretimi, kültürü de seri ve standart üretimden oluşan bir meta haline getirir. Bunun sonucu olarak yaratıcılık ortadan kalkar. Yaratıcılık, rasyonalitenin sınırları içinde hapsolur. Ve en sonunda tek boyutlu bir toplum ortaya çıkar. Kişilerin bireyselleşmesi engellenir ve onları sürekli tüketimde tutar. Kültür endüstrisi ile beraber üretilen her şey birbirinin benzeri haline gelir ve anlamını yitirir. Yani aslında kültür endüstrisi büyük bir kitchleşme yaratır. Birey bilinçli veya bilinçsiz olarak kültür endüstrisinin etkisi altında kalır.

Kültür endüstrisi, aynı zamanda bireyi üretim ve tüketimde tutmak için eğlence endüstrisini kullanır. Adorno ve Horkheimer, kültür endüstrisi kavramını eğlence endüstrisinin kültürel biçimlerinin metalaşmasını vurgulamak amacıyla kullanmışlardır. Eğlence endüstrisinin yükselmesi kültürel ürünlerin standartlaşmasıyla ve rasyonalizasyonu ile sonuçlanmıştır. Üretilen ürünler kar amacıyla tüketiciye pazarlanır ve bu ürünler, tüketiciye, bir yaşam biçimi olarak sunulur.

Frankfurt Okulu düşünürlerine göre, -Habermas hariç- kültür endüstrisinin geldiği bu nokta önüne geçilemez bir noktaya ulaşmıştır ve birey süre ki edilgen bir konumda kalacaktır. Hatta Horkheimer’a göre, bireyin uykusu hariç her anını düzenleyen bu güçlerden kurtulmanın tek yolu ölüm ya da deliliktir. Ve ne yazık ki bu denli karamsar düşüncelerinde bana göre oldukça haklılardır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here