Sinema ve Benlik Çatışması

0
240

Sinema ve Benlik Çatışması

Sevgili İmuhar okuyucuları, hepiniz İmuhar’ın yeni sayısına hoşgeldiniz. Bu ay son dönemlerde kafamı hallice karıştıran ve bir o kadar yoran bir git gel durumundan bahsetmek istiyorum.

Özellikle son kısa film denemem Kintsugi’yi tamamladıktan sonra daha da üzerinde düşünmeye başladığım ve beni her ne kadar kabul etmekte zorlansam da sinemanın dili ve anlatmak istediğim gerçekliğin benliğimde ki çatışması ve bunun neticesinde sinemaya olan bakış açımdaki değişimler.

Hiçbir zaman bir festivalde ödül kazanayım ya da bir festivale seçileyim diye düşüncede olmadım, bu düşüncede olan sinemacı arkadaşlara saygım sonsuz olsa da düşüncelerine nedense anlam veremedim.

Kintsugi, yurt dışında ‘’Lift Off Global Network Film Fest’’ başta olmak üzere seçilmiş olduğu bazı festivallerde gösterildikten sonra içimde nedense anlam veremediğim bir kaygı ve çatışma durumu oluştu. Filmi tasarlarken ve oluşum sürecindeki tek gayem, sevdiğim, ilgi duyduğum bir konu hakkında üretmek ve üretirken de keyif almaktı. Kafanızda canlanan ve uzun süre hayalini kurduğunuz satırların ve kişilerin (tiplerin) gerçeğe (oyun dahi olsa) dönüşüyor olduğunu görmek mucizevi bir durumdu. Lakin zamanla festivallerde gösterilmeye başlandıktan sonra içimde gereksiz bir stresin baş göstermeye başladığını fark ettim. Filminizi belki de hayatınızda hiç denk gelemeyeceğiniz insanların izliyor olması, belki de beğenip, takdir bile ediyor olabilmeleri güzel bir durumdu lakin ben neden böyle hissediyordum? Stresimin nedeni neydi? Uzun zaman bunu düşündüm sevgili İmuhar okuyucusu. Nedenini bir türlü çözemediğimi düşündüğüm bir anda bir arkadaşımın ‘’Belki de kendini gösterme kaygın ve üretmeye başlarken ki fikirlerinden yavaş yavaş kayıyor olduğunu düşünmen etkili olabilir.’’ dedi. Haklı mıydı acaba? Yolun daha başında bile sayılmayan ben için böyle miydi durum? Kendim ve benliğim arasındaki bir çatışmada mıydım? Sinemaya gönül vermiş büyüklerime her bu konuyu açıp, danışsam, bunun olağan bir durum olduğunu ve zamanla geçeceğini belirttiler. Açıkçası bende bu duruma inanmak istiyorum. Bir film festivalinin, sinemaya olan bakışıma ve sinema dilime karar vermesini onaylamak istemiyorum. Benim gayem üretmek sevgili İmuhar okuyucusu. Üreterek belki de hayatımda hiç denk gelemeyeceğim insanlara sinema dilimle yüreklerine dokunabilmek. Bu yolda benimsediğim misyonum bu.

Senenin son sayısını sizlere yazarken, yeni yılın sizlere mutluluk ve huzur getirmesini temenni ediyor sağlık ve mutluluk ile kalmanızı diliyorum. Sinema ile kalın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here