Sarmaşık: Otorite ve Meşruiyet

0
62

Sarmaşık filmi, Tolga Karaçelik’in, 2015 yılında çekmiş olduğu ve Altın Portakal Film Festival’inde “En İyi Film” ödülünü kazanan filmidir.
Film, bir armatörün iflas etmesi sonucu gemide kalmak zorunda olan bir kaptan ve beş mürettebatı konu alıyor. Denizcilik hukuku gereği gerekli resmi süreçler tamamlanana kadar denizde kalmaları gereken bu mürettebatın kaç gün denizde kalacağı belli değildir. Belki bir ay belki beş ay… Kendileri dahi kaç gün kaldıklarını bilemezler çünkü geçen günlerle beraber zaman kavramı da anlamını yitirmiştir. Yönetmen bu belirsizliği başarılı bir şekilde verebilmeyi başarmış. Bu belirsizlikle beraber mürettebat arasında bir huzursuzluk da ortaya çıkmaya başlamaktadır. Merkezden bu kadar uzak bir yerde otorite, gerçekten tehlikeli bir kavram haline gelmektedir. Geminin kaptanı resmen kaptanlık görevini sürdürmekte olsa da mürettebatta bu otoriteyi reddetme durumları ortaya çıkmaya başlamaktadır. Çünkü her otorite meşruiyetini bir gerekçeye, kendinde daha üst bir olguya, dayandırmaya muhtaçtır ve kaptanın otoritesinin meşruiyetinin sağlayıcısı olan şirket artık ortada yoktur. Denizin ortasında kalan geminin üzerinde bir denetleme mekanizmasının olmayışı otoritenin yok sayılmasına zemin hazırlamaktadır. Hatta bu denetimsizlik öyle bir noktaya gelir ki kaptanın otoritesini meşru kılacak tek güç olarak kalan “kaptan” arkasını döndüğü ve mürettebat üzerindeki denetimini yitirdiği anda mürettebatın ona pasif agresif bir isyanda bulunduğunu görür. Yani kısacası, otorite kavramına olan vurgu filmde oldukça net bir biçimde okunmaktadır. Tolga Karaçelik bir röportajında “Gemi gitmiyorsa gemi değildir, peki biz kaptanla ne yapıcaz?” cümlesi dahi otorite ve meşruiyet kavramlarının film için ne anlam ifade ettiğini bizlere gösteriyor. Filmdeki otorite ve meşruiyet sorgulamalarıyla beraber denetim mekanizmalarının gerekliliğine kadar uzanan bir anlam da ortaya çıkmaktadır. Filmde görüyoruz ki denetim mekanizmalarının olmadığı bir yerde kişilerin fiziksel güvenliği de tehlike altındadır. Çünkü en nihayetinde bir yaptırım söz konusu değildir. Birey dış tehditler karşısında tam anlamıyla tek başınadır. Tabii ki de denetim mekanizmaları kavramı, devletler tarafından, sivil topluma ve bireyin özel alanına müdahaleye kadar gidebilecek bir tartışmayı içinde barındırsa da bu filmde en ilkel haliyle tartışmaya açılmıştır.
Yazıyı bitirmeden önce belirtmeliyim ki filmdeki tüm oyuncular ve özellikle de Nadir Sarıbacak gerçekten mükemmel performanslar sergilemişlerdir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here