TRENLER

0
336

TRENLER

Mevsim yazdan kışa geçerken geçen senelerin çok popüler bir seyahat şekli olan trenler geldi aklıma. Hani en bilineni olan Ankara’dan Kars’a tıngır mıngır yol alan Doğu Ekspresi mesela. Aranızda mutlaka bu seyahati deneyimleyenler vardır ve bununla beraber daha önce hiç tren yolculuğu yapmamış olanlar da.
Sizler, bu ay ki yazıma hoş geldiniz.

Çocukluğunu geçirdiği yerde küçük bir istasyon olan birisi olarak gayet aşinayım trenlere. Ama bu aşinalığım treni her görüşümde heyecanlanıyor olmama kesinlikle engel değil. Yolculuğum sırasında ne zaman kara yolu ile demir yolu birbirine paralel gitmeye başlasa mutlaka gözlerim bir tren arar. Ve ne zaman bu gerçeklese kendimi şanslı hissederim.

Hikayesi olan mekanları sevdiğim gibi seyahatin de hikayesi olanını severim. Ve hiçbir yere acelesi olmadan kendi halinde yol alan bir tren, hikayelerin en güzelini yazıyordur kendimce.
Ankara’dan Kars’a bir günde (25 saat) giden Doğu Ekspresi, yol güzergahından sebep penceresine düşen kartpostal niteliğindeki manzaraları ve sizinle birlikte seyahat etmekte olan insanların samimiyetiyle unutulmaz bir yolculuk vadediyor. Son yıllarda popüler olmasına rağmen aslında çok eskiden beri özellikle Doğu’daki yerel halkın kullanmayı tercih ettiği önemli bir seyahat türüdür. Ancak her şeyde olduğu bu konuda da popüler olanı bir anda kullanıp tüketme kültürüyle şu an (özellikle gidilmesi tercih edilen ocak-şubat döneminde) bilet satın almak için epey önceden çaba göstermeniz gerekiyor.

Yolun tamamını henüz gitmesem de yaklaşık 15 saatine denk gelen kısmını deneyimleme imkanım oldu. Yataklı vagonda kendinize ait bir odada saatlerce eşsiz ve sürekli değişen bir manzara eşliğinde kitabınızı okuyabilirsiniz. Diğer vagonlarda dolaşarak sizin gibi seyahat etmekte olan insanlarla tanışabilirsiniz.

Bir keresinde yemek vagonunda otururken personellerin kendi aralarındaki muhabbete kulak kesildim. Bir köyden geçiyorduk sanırım ve raylara bakan güzel ama kullanılmadığı bakınca anlaşılan bir evi gösteriyordu personelden birisi. “Bu sene bunlar gelmedi mi?” dedi. “Yok, onlar kış gelince kapıyı kilitleyip gidiyorlar” dedi, öteki. O raylardan artık o kadar çok geçmişler, o kadar çok gidip gelmişler ki yol güzergahındaki evleri dahi tanıyorlar artık. Eminim evler de onları tanıyordur. Ben bile Doğu Ekspresi’nin geçtiği hemzemin geçide yakın bir yerde yaşıyorum ve her gün o soğuk ruhsuz ama sevenleri için heyecan uyandıran düdüğü duyunca mutlu oluyorum.
Sözlerimi Hasan Ali Toptaş’tan bir alıntı yaparak bitirmek istiyorum ve hepinizi eşsiz ülkemizin doğal güzelliklerini görmek, doğudaki o güzel insanlarını tanımak için en azından bir kere tren yolculuğu yapmaya davet ediyorum.

“…gitmek fiilinin altını en güzel trenler çizebilirmiş ona göre. Otobüs koltuğunda Ramses gibi kıpırdamadan oturanlara, yolculuk ediyor denemezmiş doğrusu. Sonra, trenler her zaman bir sır taşıma olasılığı taşırlarmış. İnsanlar vagondan vagona geçtikçe, tuvalete, restorana gidip geldikçe, ilginç şeylerle karşılaşabilirmiş insan.”

Bir sırra ortak olmak dileği ile…
Bizden selam olsun yola düşecek olanlara.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here