Özgürlüğün Yaşam Tarzı Van Life

0
560

Vanlife akımı ilk olarak Foster Huntington tarafından 2011 yılında “#VanLife” etiketiyle Instagram’da başlatıldı. VanLife akımının yaratıcısı Huntington,28 yaşında moda devi Ralph Lauren için çalışırken işini bıraktı ve aracıyla yollara düştü. İnsanları kübik ofislerden, masalardan kaldırmayı amaçlayan bu yeni akımı ortaya çıkararak ünlü oldu.

Huntington : “New York’ta Ralph Lauren için çalışırken bunun gerçekten istediğim şey olmadığını fark etmiştim. Hala orada çalışırken bir blog başlattım. “Yanan Ev (The Burning House)” isimli o blogda, insanlar evleri yansa yanlarına ilk alacakları şeylerin fotoğraflarını paylaşıyordu. Blog çok beğenildi ve bir yayınevi tarafından kitaba dönüştürüldü. Oradan aldığım telif, hep hayal ettiğim araç yolculuğu için yeterliydi. 3 yıl boyunca surf, kaykay ve kamp yaparak yaşadım. Instagram o zamanlarda (2011) henüz emekleme aşamasındaydı ama ben onu bir mecra olarak kullanmaya başladım. #VanLife etiketi de o zaman başladı.”

VanLife Nedir?

anlife’ı tanımlayan birkaç tanımdan bahsetmek istiyorum. Bunlar: “Minimal yaşam”, “Mobil yaşam”, “İstediğiniz yerin eviniz olması”, “Her gün değişen birbirinden güzel manzaralara sahip bir ev”, “Seyahat konusunda esnek olmak”, “Tatilinizde otelinizin çevresinde takılı kalmamak”, “Özgürlük”, “Temel ihtiyaçları karşılayan bir karavan”, “Lüks yaşamdan feragat etmek”, “Ev konforundan bir nebze feragat etmek”, “Günlük elektrik su gibi ihtiyaçlardan feragat ederek çevreye katkıda bulunmak”, “Doğayla iç içe olmak”, …

Sizde bu tanımlarda kendinizi buluyor iseniz bu yaşam tarzı size göre demektir.

 Getirileri/Götürüleri

Lüks yaşamı, daha doğrusu VanLife yaşam biçimi için lüks sayılabilecek yaşam tarzını geride bırakmanın, artık hayatını ekranlara gömülü yaşayan bizler için başlıca zorluk olması bu yaşam tarzı için götürülerin başında yer alıyor. Duş için daha kısıtlı su kaynağı…Bilgisayar, telefon, televizyon vb. birçok elektrikli aletin geride bırakılması ya da kısıtlanması, yani kısıtlı elektriği de bir başka götürü olarak bu yaşam biçimine ekleyebiliriz. Sürekli akan çeşme, aynı zamanda atık suyun nereye gittiğini dert etmediğimiz evlerimizden ziyade, bu yaşam biçiminde temiz suyunuz bittikçe doldurmanız, atık suyunuz doldukça uygun yerlere boşaltımını bizzat kendinizin sağlaması gerekiyor. Buda yine (sözüm genele) hazıra alışmış bizler için bir götürü olarak sayılabilecek bir durum. Ayrıca kısıtlı yaşam alanı da bu yaşam biçimi için bir götürü durumudur. Kullandığınız aracın çıkaracağı masrafları bu kategoriye dahil etmiyorum çünkü yaşadığımız evlerinde elbette kendine göre masrafları bulunmakta. Fazla eşyaya sahip olamamayı da bu kategoride sayabiliriz çünkü bu eşyaları koymak için var olan bagaj kapasitemizin de sınırlı olması bu durumu engeller nitelikte. Aracımızı tıka basa doldurduğumuzu varsayalım ve bir de bisiklete sahip olmak istiyoruz. Maalesef onu saklayabilecek bir alana sahip olamayacağız. Yada mutfakta işlerimizi kolaylaştıracak bir mutfak robotu vb. bir aleti hem kaplayacağı alan hemde harcayacağı elektrikten dolayı yanımıza alamayız. Buda bir götürü durumu elbette. Peki, bu yaşam tarzının getirileri neler?

Benim en güzel bulduğum getiri, daha öncede yukarıda da bahsettiğim; her gün değişen birbirinden güzel manzaralara sahip bir ev hayal edin. Şimdilerde manzaralı diye onlarca paraya satılan ama pek te bir manzarası bulunmayan, şehrin karmaşasının tam ortasında bulunan evlerle kıyaslayın. Birinin kapısını açtığınızda oluşan ses kirliliği, görüntü kirliliği, hava kirliliği ve daha diğer kirlilikler…Bunlar ise diğer yaşam tarzında yok. Buda büyük bir getiridir, günümüz yaşam tarzında teknoloji ve şehir karmaşasında kaybolmuş insanlardan sıyrılıp bir dağın yamacında bir güne uyanmak… Kısıtlı su kaynaklarıyla daha az su tüketerek, hızla tükenen dünya su kaynaklarına üzerimize düşen görevi yerine getirmiş oluyoruz. Ve bu çevreci davranışa bir de yenilenebilir enerji kaynaklarımız da eşlik ediyor. Fosil yakıtlar kullanmadan güneş ve rüzgâr enerjisiyle kendi elektriğimizi üreterek hem doğaya katkıda bulunmuş oluyoruz hem de kendi enerjimizi ürettiğimiz için bir yere ödememiz gereken faturalar bulunmuyor. Yukarıdabahsettiğim maddelerden biri olan “tatilde otelin çevresinde takılı kalmak” maddesi de çok önemli bir getiridir bu yaşam tarzı için. Zira bu otel için harcadığımız konaklama ücretine, yemek ve tatil ile işkili masrafları da eklediğimizde oluşacak maddi yük bir anda ortadan kalkarak bu bütçe ile size daha farklı yerler keşfetme imkânı sunuyor. Daha yazılacak çok fazla getiride cabası. Kısacası bu yaşam tarzında iki durum var: Birincisi güncel yaşam tarzından bunalanları doğanın kucağına atan bir yaşam biçimi,ikincisi seyahat bazında düşünüldüğünde gezip görülebilecek yerlerin sayısının artması daha az maliyetlerle karşılaşmak, istediğimiz yerde özgürce tatilimizi sürdürebilmek. Kimisi o hayattan kaçmak için, kimisi tatillerini daha keyifli sürdürebilmek için bu yaşam tarzını seçiyor ve kişiye göre en önemli getiri götürü bu durumlara bağlı olarak değişiyor. Böyle bir yaşamı seçmek ister miydiniz? Eğer bu yaşamı seçerseniz sizi bu seçime iten en önemli sebep ne olurdu? Siz bu yaşamı seçmiş iseniz sizin için en önemli getiri/götürü nedir?

Kaynak: www.cesurgezgin.com

www.youtube.com

www.hurriyet.com

www.hayalimbiciftlik.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here