TALİHSİZ KRAL OİDİPUS

0
332

TALİHSİZ KRAL OİDİPUS

İokaste ile evlenen Laios , Thebai şehrinin hakimi olur. Thebai kraliçesi bir düş görür gebeliği sırasında… Ardından Kral Laios rüyayı yorumlaması için Delphoi Kahini’ne başvurur,
doğacak çocuğun kendi katili olacağını ve kraliçe olan annesiyle evleneceğini öğrenir.
Duyduklarından çok korkan kral , doğar doğmaz bebeğin ayaklarını çiviyle delip Kithairon
Dağı’na bırakır. Ancak Fatalar* bu terk edilen bebeğe uzun bir ömür biçmişlerdir.
Dağda sürülerini otlatan bir çoban bebeğin sesini duyar ve onu yanına alır. Daha sonra bebeği Korinth Kralına götürür. ( Korinth kralının çocuğunun olmadığını duyduğu için ona götürür.)
Kral ve kraliçe , ayaklarından ötürü bebeğe “ Oidipus” adını verirler. Oidipus’a kendi
çocuklarıymış gibi bakarlar. Yıllar geçer ve Oidipus genç bir delikanlı olur.
Bir gün Oidipus , Korinthli bir genç ile tartışır; bu genç ona “kral ve kraliçeye hiç mi hiç
bezemediğini , onların öz oğlu olmadığını “ söyler. Bu konuyu açıklığa kavuşturmak isteyen
Oidipus , Delphoi Kahini’ne gider. Kahin ona sadece babasını öldürüp annesiyle evleneceğini
söyler. Duyduklarına derinden üzülen Oidipus bunların gerçek olmaması için Korinth’teki
saraya geri dönmez. Başka bir yere taşınmanın daha doğru olduğunu düşünerek Thebai’ye
doğru yola çıkar.( Kahramanımız hem tanımadığı hem de hiç tanınmadığı bir yer olarak
düşünür Thebai’yi.)
Delphoi ile Daulis şehirleri arasında dar bir geçitten geçerken iki yabancı ile karşılaşır. Kimin
önce geçeceği konusunda aralarında anlaşmazlık çıkınca Oidipus bu iki yabancıyı öldürür,
sonra yoluna devam eder. Sınıra geldiğinde karşısına Sfinks adlı bir canavar çıkar. Sfinks
karşısına çıkan kişilere meşhur bilmecesini sorar bilemeyenleri öldürürmüş. Bu canavar
yüzünden Thebaililer sınırı geçemezlermiş. Haliyle Thebai’ye girmek isteyen Oidipus’un da
yakasına yapışır canavar ve bilmecesini sorar : “ Söyle bakalım, hangi yaratığın sabahleyin dört ayağı , öğleyin iki , akşamleyin ise üç ayağı olur? “

Biraz düşünen Oidipus “insan” cevabını verir. Sfinks çok şaşırır ve cevabını açıklamasını ister… Oidipus, “ insan çocukken elleriyle ayaklarıyla emekler; dört ayaklı olur. Büyüdüğü zaman dimdik iki ayağı üzerinde yürür ; iki ayaklı olur. Yaşlanınca bir değnek alır eline ; üç ayaklı olur.” der. Doğru cevabı aldığı için sinirlenen Sfinks kendisini Phikion Dağı’ndan boşluğa bırakıverir. Paramparça olur.
Sfinks’ten kurtulan Thebaililer gece gündüz bayram ederler. Thebaililerin güvenini kazanan
Oidipus ise henüz ölmüş kralın yerine geçer ve ardından Kraliçe İokaste ile evlenir. Bu evlilikten iki oğlu ve iki kızı olur.
Oidipus barış yanlısı iyi yürekli bir kraldır , onun sırasında halk refah içinde yaşamaya başlar
ancak bu çok sürmez. Tahta çıkmasından kısa bir süre sonra ülkede veba salgını baş gösterir ve insanlar ölmeye başlar. Oidipus bütün yollara başvurur ama bir çare bulamaz. Delphoi Kahini’ne başvurur. Kahin , Kral Laios’un katili bulunursa bu lanetin biteceğini söyler. Talihsiz Oidipus katilin bulunması için adamlarına emirler verir. Bütün olanaklar
kullanılmasına rağmen suçlu kişi/kişiler bulunamaz. Daha sonra Oidipus , ünlü kahin Teiresias’ı çağırır sarayına. Ona Kral Laios’un katilinin kim olduğunu sorar. Teiresias “Kral Laios’un katili sensin Oidipus! Babanı öldürüp annenle evlendin.” der. Tabi ki İokaste de dahil kimse kahinin dediklerini ciddiye almaz. Ancak bir süre sonra Korinth’den gelen habercinin getirdiği mektup kahinin söyledilerini doğrular. Mektupta Kraliçe Periboia, eşi Polybos’un öldüğünü, Oidipus’tan ülkeye geri dönerek kral olmasını istediğini yazar , ayrıca Oidipus’un onların gerçek çocukları olmadığını da uzun uzadıya anlatır.
Kocası Oidipus’un öz oğlu olduğunu anlayan Kraliçe İokaste bu utanca daha fazla
dayanamayarak intihar eder. Talihsiz Oidipus ise yazgısına lanetler ederek İokaste’nin süs
iğnesiyle gözlerini şişler.
Bir zamanlar Oidipus’u taparcasına seven ve onu kral yapan Thebaililer artık onun bu
topraklarda yaşamasını dahi istemezler. Kızı Antigone ise babasını yanına alır ve sığınacak bir yer bulmak üzere dolaşmaya başlarlar. Bir ülke bulurlar sonunda ve ölene dek orada kalırlar..

NOT : *Fata : Roma Mitolojisi’nde kader tanrıçası

 

KAYNAKLAR:
Akdeniz Mitologyasından Efsaneler / Yaşar Atan
Yunan Mitleri / Robert Graves

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here