Nazilerin En Güçlü Silahı: Propaganda

0
347

Değerli İmuhar okuyucuları, bu ay sizinle 1933-1945 yıllarında Almanya’da başlayıp dünyaya yayılan Nazi propagandasını ele alacağız. Aslında bu konu Nazilerin yükselişi ile doğrudan alakalı bir konu ancak sizleri sıkmamak adına önce bu konunun aydınlığa kavuşmasının daha iyi olacağı kanaatindeyim. Önceki sayılarımızda söz konusu dönemin şartlarını detaylıca işledik. Dönemin şartlarını anlamadan olayların mantığını oturtmak çok zor olacağından kafalarda soru işareti kalmaması için yeni okurlarımıza önceki sayılara göz atmalarını tavsiye ediyorum.

Naziler, iktidara geçtikleri tarihten beri bir çok alanda kendilerini halka pazarlamak için çaba sarf ediyorlardı. Bu propagandaların başını çeken iki isim vardı. Bunlar; Propaganda bakanı Joseph Goebbels ve tahmin edeceğiniz üzere Adolf Hitler’di. Goebbels, tıpkı liderleri Hitler gibi Nazi partisi (NSDAP) ‘ ne sonradan katılmış bir isim. En az diğer partililer kadar Yahudi karşıtı olan Goebbels’in en göze çarpan özelliği kelimeleri ustaca seçerek halkı etkileme, kitleleri ateşleme ve ikna etme yeteneği. Goebbels propaganda noktasında Hitler’den de önde olan bir isim. Onun işi Nazi partisini, Hitler’i ve parti amaçları doğrultusunda neredeyse her şeyi halka ulusal bir mesele, haklı bir dava olarak pazarlamak. Bu konudaki  başarısını Alman halkının büyük çoğunluğunun kendilerini Nazilere teslim etmesiyle görüyoruz. Peki Almanya’da ve diğer bölgelerde böyle bir psikolojik zafer nasıl kazanıldı?

Naziler öncelikle Yahudi karşıtı propagandalarla başladılar. Bu konunun detaylarını ”İkinci Dünya Savaşı Yıllarında Yahudi Meselesi” adlı yazımda bulabilirsiniz. Bu düşünceyi Alman halkına empoze ettiler. İnsanlar bir Yahudi ile arkadaş olmaya çekinir hale gelmişti çünkü hayatlarının geri kalanı için tehlikeli olabilirdi. Burada geçerli olan kural güç kimdeyse o haklıdır kuralıydı. Bu noktada Alman halkının büyük bir kısmının bu durumdan endişeli olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak yazılan Otobiyografileri okuduğunuzda düşünceleriniz değişecektir. Şöyle ki; o yıllarda saf Alman vatandaşıysanız, ülkenin bu denli hızlı kalkınmasından, önünüze gelen iş fırsatlarından ve yaşam kalitenizin artmasından dolayı mutlu bir şekilde yaşamaya devam edersiniz. Kısaca söylemek gerekirse bu çığırtkan Yahudi söylevleri bir çok Alman’ın hayatında önemli bir yer kaplamıyordu. Bu da tepki Nazilerin tepki çekmeden amaçlarına ulaşmalarını kolaylaştırıyordu. Bir diğer mesele ise halkı Nazizm’e alıştırmak olacaktı. Bu doğrultuda parti simgesi olan gamalı haçı (Swastika) insanların hayatın her anında görebilecekleri şekilde yaydılar. Bir devlet kurumunda, bir polisin üniformasında, alımlı bir kadının aksesuarında, sokaklarda, sigara paketlerinde ve daha bir çok yerde bu sembolü görmeye insanları alıştırdılar. Ayrıca ulusal selamlama şekli olarak ”Heil Hitler” yani ”Hitler’e Selam” kelimelerini yaygınlaştırdılar. Bu kelimeler bir barda kadeh tokuşturan iki sarhoşun bile ağzındaydı. Halkın gönlünü almaya yönelik faaliyetler meyvelerini veriyor uzun zamandır bu refaha hasret kalmış Almanlar Nazilere tam destek veriyordu. Tabii ki aklı çelinmeye en müsait olan genç insanlar için de ‘Hitler Gençliği’ adında bir yapılanma kurmuş ve bu yapılanmadan alevli Nazi taraftarı genç askerler yetiştirmeye başlamışlardı. Yurt içinde durum böyleyken kimsenin artık Nazilerin kötü olduğuna dair bir şeyler söylemeye cesareti kalmamıştı.


Gelelim yurt dışındaki faaliyetlere. Bu faaliyetlerin en göze çarpanı Amerika içerisinde oluştu. Bildiğiniz gibi Amerika çok uluslu bir yapıya sahip. Bunların içinde tabii ki  Almanlar da var. Amerika’daki Almanlara yönelik propaganda faaliyetleri başarısız olsa da Avrupa’da alınacak kesin zafere olan inancın bir göstergesi.  Nazi hükumeti tarafından doğrudan destek verilen yapılanmanın amacı ileride olası bir Amerika saldırısı durumunda bölgede hazır asker yetiştirmek ve Nazizm fikir akımını Amerika’da yaymak . Görünüş itibariyle eğlence amaçlı bir araya gelen bu yapılanmaların Amerikan hükumeti tarafından fark edilmesi uzun sürmedi ve ABD’nin savaşa girmesine yakın bir zamanda tüm Nazi faaliyetlerine son verildi.

Genel olarak özetlemek gerekirse Naziler Almanları refaha kavuşturarak istediklerini vermiş, bilinç altlarına işleyecek şekilde ideolojilerini onlara benimsetmişlerdi. Bu propagandalara kanmayan küçük bir azınlık ise susturulup örtbas edilmişti. Halkın inancını ve desteğini kullanan Nazi partisi ileri gelenleri ise Almanya’yı çöküşe sürüklemiş, savaş bitiminde yoğunlukla Güney Amerika ülkelerine kaçmışlardır

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here