KANLI SAVAŞ STALİNGRAD MUHAREBESİ

0
445

KANLI SAVAŞ
STALİNGRAD MUHAREBESİ

İkinci Dünya Savaşı’nın tüm Avrupa’yı kasıp kavurduğu 1942 yılında Naziler en parlak dönemini yaşıyordu. Tüm Avrupa’yı domine etmişler, Kuzey Afrika’da İtalyanlar ile beraber büyük ilerleme katetmişler, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere içerisinde Nasyonel Sosyalist propagandalarına başlamışlar ve Dünya’nın büyük bir kısmını işgal etmeye çok yaklaşmıştı. Her ne kadar Almanların durumu iyi gitse de savaşı devam ettirmek için büyük ölçekte ham maddeye ihtiyaç duyuyorlardı. Kuzey Afrika Cephesinden İngiliz sömürgesi olan Arap topraklarına göz dikerken bir yandan da Doğu Rusya’da ki zengin kaynaklar için saldırmazlık paktını bozup Sovyetlere girmiş ve büyük bir hızla ilerlemişlerdi. Rusların sıkı direnişine rağmen Moskova yakınlarına kadar gelmişlerdi. Hitler bu noktada büyük bir hata yaparak Moskova’yı almak yerine doğudaki Rusların kaynaklarına daha hızlı ulaşmak ve Stalin’in ismi verilmiş Stalingrad şehrinde Alman tanklarını gezdirerek Avrupa’ya göz dağı vermek adına Moskova’ya girmeden Stalingrad’a doğru yöneldiler. İki tarafı kabaca tarif etmek gerekirse Almanların elinde o zamana kadar yapılmış en heybetli tanklar, tam donanımlı askerler vardı. Bu birlikler savaş boyunca geniş düzlüklerde kısa sürede devasa alanları işgal etmeye alışmış, büyük muharebe alanlarında göğüs göğüse çarpışarak “Blitzkrieg” taktikleriyle az sayıda birlikle büyük birlikleri bozguna uğratmak üzerine tecrübe sahibi olmuşlardı. Rus tarafına bakacak olursak burada silahlanma olayı tamamen pratik bir hal almıştı. Komünizm ile birlikte Rus halkının büyük bir kısmı ya asker ya da isçi oluvermişti. Özellikle Stalingrad’ta her bir sokağı, her bir fabrikayı her bir haneyi kanlarının son damlasına kadar savunmuş ve bu konuda biz Türkler’in Çanakkale’de verdiği gibi üstün bir çaba ile ülkelerini savunmuşlardı.
Almanlar doğu cephesini başlattığında Noelde bu savaşı bitireceklerine kesin bir şekilde inandırılmıştı fakat işler planlandığı gibi gitmeyecekti. Almanların karşısına çıkan ilk engel, tarih boyunca Rusların en büyük müttefiki olan kara kış olacaktı. Kış ayının verdiği zorluk Alman tanklarının beklendiği gibi çakışmaması, ilerlemenin yavaşlaması ve askerlerin bu denli soğuğa alışkın olmamasıydı. Üstelik Almanya’dan bir hayli uzak oldukları için ikmal anlamında da zorluk yaşıyorlardı. Burada deplasmandalardı. Ağır işleyen Alman ikmaline karşın Ruslar avantajlıydı öyle ki yok edilen her 10 Rus tankının yerine fabrikadan yeni çıkan onlarca Rus tankı geliyordu. Bu da tabi ki yıpratıcı oluyordu. Ancak bu daha başlangıçtı, Almanları Stalingrad’ta çok zorlu sınavlar bekliyordu. İşgalin ilk günleri Rus tarafında çok ağır kayıplar oldu. Askerlere verilen değer tüfeklere verilen değerden daha düşüktü. Alman makineli tüfekleri Rus askerlerinin üzerine ölüm saçarken geri çekilen asker bizzat komutanlarınca öldürülüyor her 2 askere bir tüfek düşüyor, ölen asker tüfekli ise diğer asker taarruz sırasında ölen arkadaşının tüfeğini almak zorunda kalıyordu. İşgal sürerken Almanlar yavaşça Stalingrad içlerine ilerliyor ve her bir binada dahi direnişle karşılaşıyorlardı. Bu esnada bu yoğun direniş bir yandan, dar Stalingrad sokaklarından tankları sürmekte zorlanıyorlardı. Tanklar şehrin iç tarafında neredeyse etkisiz kalıyordu. Ruslar, Almanlardan daha fazla kayıp vermek uğruna şehri savunmaya devam edip Almanları yıpratıyorlardı. Savaş boyunca bu kadar zorlu şartlarda bu kadar küçük mesafeler almaya alışkın değillerdi. En tecrübeli adamlarını ve en iyi savaş silahlarını kaybediyorlardı. Aylar süren karşılıklı taarruzlar ve ağır kayıplar savaşın gidişatını Alman tarafında çok can sıkıcı bir hale getirmişti. Kızıl Ordu tüm güçleriyle 1942 Kasım ayında Stalingrad kahramanı olarak anılan General Jukov komutasında Üranüs Harekatı’nı başlattı ve kenti istila eden Alman 6. Ordusunu kanatlardan kuşatma harekatına girişti. Güçten iyice düşen Alman ordusunun direniş gücü yok denecek kadar az kalmıştı zaten Stalingrad’ın işgalinin bu denli uzaması onları ümitsizliğe sürüklemişti. Hitler’den 6. Ordu’nun yardım çağrısına “Teslim olmak yok gerekirse öleceksiniz” şeklinde cevap vermesi sonucu Rusya’daki Alman orduları desteksiz kaldı. Kızıl Ordu’nun süren baskısıyla kuşatma çemberi giderek daraldı. Alman savunması daha da dar bir alana sıkıştırılmayı önleyemedi ve sonuçta Stalingrad’da kuşatılmış olan Mihver kuvvetleri çözüldü. Şubat ayının ilk günlerinde Stalingrad’daki Alman direnmesi sona erdi ve 6. Ordu’dan sağ kalanlar teslim oldu. Rusların müthiş direnişi ile birlikte, dar Stalingrad sokaklarında Almanların sokak savaşı tecrübesizliği ve en güçlü kozlarından olan tanklarını rahatça ilerletememeleri savaşı kaybetmelerinde en önemli etken oldu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here