Orta Çağ’da Avrupa Şehirleri

0
351

Orta Çağ’da Avrupa Şehirleri

Orta Çağ’da, Avrupa’da, şehirleşmenin yeni boyutlar kazanarak devam ettiği görülmektedir. Orta Çağ’ın şehirlerinin iki temel yapı üzerinde yükseldiği görülür. Bu temel yapıların Orta Çağ’ın genelinde hakim güç olan din dolayısıyla manastırlar ile ticaret dolayısıyla burjuva sınıfının ortaya çıkmasına neden olan pazarlar olduğu söylenebilir.

Manastırlara baktığımızda dini görevlerinin yanı sıra askeri ve ticari güvenliği sağlama ve şehrin gelişmesine olanak sağlayan köprü, pazar gibi yapıları inşa etme görevlerini üstlendiğini görürüz.

10. y.y. itibariyle Avrupa’da artan ticari hareketlilik tüccarları kentlere çekmiş ve bu sayede kent nüfusunun artmasını ve kentlerin gelişmesini sağlamıştır. Bu durum bazı kentlerde tüccarların gücünü ve etkisini arttırmış ve bu sayede kilisenin etkisini sınırlandırmaya başlamıştır. Bu noktada manastırların ticareti destekleyen icraatlarının kendi otoritelerinin sarsılmasıyla sonuçlanmış olduğunu söyleyebiliriz.

Orta Çağ’da kentlerin fiziksel yapılarına bakmak gerekirse kilisenin merkezde olduğu şehirler görüyoruz. Kilisenin çevresinde yönetim binaları ve imtiyazlı kişilerin evleri yer almaktadır. Yani kilise hem fiziksel olarak hem de siyasi olarak Orta Çağ’ın merkezinde yer alan bir kurum olarak öne çıkmaktadır. Şehirdeki bu yapıların çevresi ise surlarla çevrilidir. Şehrin surlarla çevrili bu kısmına “bourg” adı verilirdi. Şehrin surları dışında kalan kısmına ise “foubourg” adı verilirdi. Foubourg kısmı ise köle, çiftçi, gezgin insanların konaklama yeriydi. Bu kısımı günümüzdeki banliyölere benzetebiliriz. Fakat zamanla tüccar sınıfı şehri “bourg” kısmından “foubourg” kısmına taşımıştır. Çünkü şehirdeki kilisenin otoritesini daha az hissetmek istemektedirler. Tüccarların kendi çıkarları için attıkları bu adımlar feodal veya kilise temelli kent yapısını oldukça etkilemiş ve ortadan kaldırmaya başlamıştır.

Orta Çağ Avrupası’ndaki bu ticari hareketlilik aynı zamanda sanayi kentlerinin oluşması için gerekli olan sermaye ve iş gücü gerekliliklerini de yerine getirmiştir.

Tüm bu bilgilerle beraber Orta Çağ Avrupa’sının şehirlerine bir bütün olarak baktığımızda, kilise ile tüccarlar arasında bir savaşın olduğunu ve zamanla tüccarların bu savaşı kazandığını gördüğümüz bir sürecin varlığını görebiliriz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here