OYUN VE ÇOCUK

0
361

OYUN VE ÇOCUK

Oyun ve çocuk dendiğinde ikisinin ayrılmaz bir bütün olduğunu inkar edemeyiz. Oyun, çocuğun bulunduğu her yerde kendiliğinden ortaya çıkar. Her çocuğun kendini ifade etme şekli oyundur. Çocuğun kurduğu ya da içinde bulunduğu oyunlar onun hayal dünyası hakkında bizlere ipuçları verir. Çocuğun gözünde oyun, gerçek dünya ve kendi iç dünyası arasında bağlayıcı bir köprü olarak görüldüğü hatta bu amaçla kullanıldığı söylenebilir.
Çocuğun eğitiminde ve gelişiminde oyunun ciddi derecede önemi vardır. İlerleyen yaşantısında ihtiyaç duyacağı birçok bilgi, beceri ve davranışı oyun ortamında öğrenmektedir. Çocuğun fiziksel ve zihinsel gelişimi için beslenme, sevgi, eğitim, bakım ve ilgi ne kadar gerekli ise oyun da o kadar gereklidir.
Eğitimde oyun denince “eğitim ciddi bir iştir, tabiri caizse “lay lay lom yapma işi değildir, akademik başarı her şeyden önce gelir” görüşünü dile getiren ve oyunun yeri parklardır, okul bahçeleridir diyen geleneksel yapının olduğunu da biliyoruz. Oyunu kullanırken, eğitimin değerini ve önemini kaybettirmiyorsak, öğrenenin bu süreçte motivasyonunu artırıyorsak, sürecin daha eğlenceli ve daha kaliteli olmasını sağlıyorsak verimli bir eğitim kaçınılmazdır. Öğrenme ortamları oyunla eğlenceli hal almalı ancak eğlence temel amaç haline gelmemelidir.
Dijital dünyada insanların oyuna ciddi oranda para ve zaman harcadığını görüyoruz hatta yetişkinler için bile oyunlar tasarlanmaya başlandı. İnsanlar tarafından bu kadar ilgiyle karşılanan bir motivasyon aracı eğitimin içinde mutlaka olmalı diye düşünüyorum. Zar oyunları, kart oyunları, çark oyunları, hafıza oyunları, dijital oyunlar gibi birçok oyun eğitim öğretim ortamlarında kullanılmaya başlandı. Ve bu kullanım artarak devam ediyor.
Artık geleneksel öğrenme ortamları Z kuşağı ya da yeni adıyla Alfa kuşağı çocuklarının ilgisini yüksek tutmada yetersiz kalmakta, bu yüzden öğretmenler eğitimde oyunu, oyunlaştırmayı daha sık kullanmalı diye düşünüyorum. Oyun unsurlarının girdiği ders, öğrenciler tarafından en sevilen ders olacaktır kuşkusuz.
Son yıllarda yapılan araştırmalarda bilim insanları, beyinde yeni bir sinaps yaratmak için yaklaşık 400 tekrar gerekirken, “oyun” işin içine girdiğinde sadece 10 ile 20 arası tekrarın yeterli olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Buna göre “oyun” beynimizin en sevdiği öğrenme şekli ise eğitimde oyundan çokça faydalanmalıyız…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here