ÖDEV DEĞİL GÖREV

0
208

ÖDEV DEĞİL GÖREV

Ödev verilmeli mi? Çok ödev veren öğretmen iyi öğretmen mi? Ödevin yapılması gerçekten bir başarı göstergesi mi? Ödevini yapan öğrenci neden başarısız oluyor? Ödevlerde neden velilerin izleri var? Bu soruları artırmak mümkün.

Ödev konusu, yıllardır eğitim camiasında en çok tartışılan konuların başında gelmiştir. Eğitim sürecinin önemli bir kısmını oluşturan ödevler çoğunlukla bir konu ya da beceriyi öğrenirken veya öğrendikten sonra verilmektedir. Son yıllarda aktif öğrenmeyi sağlamak için verilen ödevlerin niteliği ve içeriği üzerinde önemle durulmaktadır. Ödevler derste öğrenilenleri ezberlemeye veya tekrar etmeye değil, günlük yaşama aktarmaya ve uygulamaya yönelik planlanmaktadır.

Öğrenci yeni öğrendiği bilgi ve becerileri uygulayarak geliştirmelidir. Bu nedenle düşünme, anlama, sorgulama, araştırma, sorun çözme içerikli ödevlere ağırlık verilmelidir. Yani ödev verilmeli mi verilmemeli mi tartışmalarından uzaklaşıp “ödevin niteliği” konusuna odaklanılmasının doğru bir bakış açısı olacağı inancındayım.

Ödev kavramı, birçok aile tarafından evde çocukla sürtüşme sebebi, iletişim kaybı yaratan en önemli unsur olarak görülmektedir. Ebeveynler, çocuğunun evde boş durmasını istemez. Veli, eve geldiğinde çocuğunu ödevlerinin başında görmek ister. Ödevden başını kaldırmayan çocukların daha başarılı olacağını düşünür. Bu nedenle öğretmene daha çok ödev vermesi konusunda ricalarda bulunanları bile vardır.

Çocuk açısından baktığımızda, saatlerce yapılmasına rağmen yetiştirilemeyip savsaklanan, onu birçok güzel aktiviteden koparan, korkuyu çağrıştıran çok da sevimli gözükmeyen bir eylem olduğu açık.

Peki ne yapmalı? Bu konuda en büyük görev öğretmenlere düşüyor. Ödev konusunda velinin bilgilendirilmesi, ödevlerin takip edilmesi ve çocuğun güdülenmesi çok önemli. Ödev demek yerine görev dediğimizde sanki kulağa daha hoş geliyor gibi. Anne-babaların dışarıda ve evde yapması gereken görevlerinin olduğu, öğretmenin okuldaki görevleri çocuğa anlatılmalı ve görev kavramı geliştirilmeli. Ödevin çağrıştırdığı kavramların hep eğitim üzerine olduğunu görürüz. Görev sözcüğü ise kelime anlamı olarak; kuralların, yerine getirilmesini gerekli gördüğü yükümlülük, fonksiyon ve en önemlisi bireyin içselleştirip, bireysel sorumluluk olarak benimsemesi demektir. Ayrıca görev sözcüğü çocuklarımızın çok sevdiği dijital oyunlarda sıkça karşılaştıkları bir kavram. Çocuklar dijital oyunlarda verilen görevleri yerine getirdiklerinde çeşitli ödüller kazanıyor, bir sonraki aşamalara geçiyorlar. Çocuklara, bu görevi yapmasan olur mu diye sorduğumuzda – Hayır! Oyunun kuralı böyle cevabını alıyoruz.

O zaman kurallar önemli. Kuralları baştan koyarsak, yaratıcı ödevler bulursak, aynı şeyleri sayfalarca tekrar etmezsek yani fonksiyonel olursak eve verilen görevler çocuğun bağımsızca araştırmasını, zamanını iyi yönetebilmesini, konuların pekiştirilmesini, sorumluluk almasını, hesap verebilir olmayı, ortaya bir ürün çıkarmanın hazzını ve onu sahiplenip savunmasını sağlayacaktır.

Ödevlerini zorla yapan bireyler mi? Yoksa görevlerini içselleştirmeyi başaran ve bu işten keyif alan bireyler mi? Cevabı siz verin…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here