EVE DÖN! ŞARKIYA DÖN! KALBİNE DÖN!

0
152

“Herkesin bahanesi var, senin yok
günahlı bir gölgenin serinliğinde
biraz bekleyebilirsin, daha sonra
burada kalamazsın, başa dönemezsin
ama dön
Eve dön! Şarkıya dön! Kalbine dön!
Şarkıya dön! Kalbine dön! Eve dön!
Kalbine dön! Eve dön! Şarkıya dön!

Şarkıya dönersem ense köküm seyrelecek
ağdası çözülecek bana aşktan bulaşan kozlarımın
şehrin insanları yumruklarımda beyaz bulut
yolun çamurunda revnâk-ı bahar bulacaklar
ben şarkıya dönünce
boğazlarındaki boğum insanların epriyecek
ve onun yerine her günkü işleri yaparken
kepenkleri kaldırırken, silerken tezgahı
kalbe gizlice batan kıymık geçecek
şarkıya dönersem, yanık bir şarkıya
holokost neymiş meğer
herkes bilecek.
Kalbime döneceğim, ama hangi yolla?”

Kalbinize, yani evinize; şarkınıza yani kendi sesinize ve içinizdekileri mırıldanışlara dönün. Bu kargaşa için size söyleyecek pek afili sözlerimiz yok maalesef. Aynı şaşkınlığın içinde dönüp duruyor, susup bakıyoruz. Ama kalbimize dönerek şarkımıza kulak kesilerek, ne için ve neler için ve de nasıl yaşadığımıza bir kez daha bakarak ve anlayarak geçsin günlerimiz. Kalbinizde sakince dinleyin sesinizi, şarkılar söyleyip şiirler okuyun; kitapları yoklayıp bir adres bulun; pencereyi açıp gökyüzüne bakın. Cevaplar hâlâ duruyor orada.
Gülümseyin ve dileyin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here