YAĞMURSUZLUK

0
242

YAĞMURSUZLUK

Gidiyorum. Çıktım yola ve gidiyorum. Durmuyorum. Hiçbir yerde durmuyorum. Hiçbir yere varmıyorum da. Nereye gidiyorum? Biliyordum bunu evvelden. Artık bilmiyorum. Kaybettim. Çok evvelden biliyordum ben yolumu. Şimdi bilmiyorum. Şimdi bir yaz mevsiminin bitişi olsun diyorum gördüklerim.
Şimdi birden aksın saat, takvimler üçer beşer dökülsün yere bir el değmeden, güneş ayla öpüşsün seherde. Ve öğlen yükselip göğün en güzel yerine, yaksın kederimi ve sessizliğimi. Isıtsın içimde soğuyup duran ve beni üşüten sevdalarımı. Yok olmak istemiyorum. Öylece yok olup gitmek ve ufak bir taş gibi toprağın ellerinde oradan oraya savrulmak istemiyorum.
İstemiyorum rüzgar benimle alay etsin. İstemiyorum yalnızlığımın kış aylarında ayazla bir olup beni eğip büktüğünün bilinmesini bir yolcu tarafından. İstemiyorum bir çiseleyen yağmur daha. İstemiyorum bulutların bir saklayıp bir gösterdiği güneşin yüzünü. İstemiyorum yalnızlığım böyle sarı siyah resmedilsin. İstemiyorum yalnızlığım anlaşılsın ve susulsun. Bağıra bağıra ağlamanı istiyorum bunları istemediğimi söylerken sana. Bağıra bağıra söyleyeyim istiyorum artık yaz mevsimini de atlatıp her şeyden kopmak istediğimi. Bu yazı da bitirip ve ardından kışta çekilmiş bu yorgunluğu, yazın güzel göz hasadıymış gibi gösterip eskimiş bir kederi suskun da olsa bir umuda dönüştürmeyi istiyorum. Aslında ben istiyorum ki artık biri gelip benimle ağlasın . Ya da ben istiyorum ki bu ağacı bulup ona sarılıp ağlayayım. Ben istiyorum ki yapraklarım artık dökülmesin. Ben istiyorum ki bir ağaca anlatınca bunları, çıplak dallarıyla bana sarılsın. Ben istiyorum ki artık üşümeyeyim. Yapraklarım dökülmesin. Sonbahar kaderim olmasın sırf sonbaharda geldiğim için dünyaya. Bu kadar basit olmasın istiyorum. Ama bu kadar basit oluyor bazı zaman.
Bu kadar basit olmasın istiyorum yine de. Ben ağlamak istiyorum yüzümün öylesine gülümsemekten yorgun düşmüş yanını bu ağacın kabuğuna yaslayarak. Ve sararak kollarımla. Ellerim tutmayana kadar sarsılarak ağlamak. Toprağa yağmurları çağırır gibi yalnız ve sessiz, hıçkırarak.
Ben istiyorum ki olmasın artık böyle.
İstiyorum ki yaz biterken korkmayayım mevsimlerden. Takvimler üzerinde hurafeler biriktirmek zorunda bırakılmak is-te-mi-yorum . Ben sadece yani sadece gerçekten bir kere bile olsa bir kasım ayında ağlamamak istiyorum.
Beni duyuyorsun tanrım. Beni duyuyorsun ya ben artık sadece bunu istiyorum. Sadece bunu. Şu toprağın gövdesinde dupduru ve sımsıcak duran şu ağaç nasıl güneş ve yağmur istiyorsa senden ben de yalnızca kasımlarda gözlerimdeki bulutlardan yağmursuzluk istiyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here