Kır’gın

0
30

Yargılarınızla ne yücesiniz öyle. Var oluşunuzla.. Olaylara sadece kendi açınızdan bakabilmenizle.. Bir şeylerin içinde olmak, hiç olmamaktan daha zor, neden? Sesi kısılsın diye uğraşıyorsunuz oysa ellerinizde papatyalar var. Nasıl bir tezat bu böyle. Harflerin öyle şiddetli çıkıyor ki, iyi niyetimin kıyısında dolaşmaya çalışan yanlarım bile inciniyor. Anlamak istiyorsan, anlatmama müsaade etmelisin. Bu orada olmaya çalışarak, kendimi uluorta anlatmaya çalışarak da olacak şey değil. Yapamıyorum. Benim içim neden en olmayacak şeylerde bile üzülmeye mahkum. Olduğum yeri, ruhumu sallantıya uğratmak için mi bu kadar iyisiniz? İyiliğiniz öfkenizin gölgesinde eziliyor, nasıl iyi olma hali bu? Nasıl bir anlayış timsali. Tanımak bazen, çıkmaz sokaktan gökkuşağını izlemek değil mi? Kaktüs koymuşsun gibi hissettirirsen mideme, neyi hangi şekilde anlatabilirim ki? Cümlelerim yetmeyecekse neden kelime arayışına sokuyorsun beni? Hep mi aynısınız? Hep mi hoyrat. Yaşam… Ellerimi tut ve ayağa kaldır beni. Akışımı bozmalarına müsaade etme. Rüzgara kapılmış bir kız çocuğu, saçları dalga dalga, kirpikleri titriyor mutluluktan, rüzgar okşar tenini, şefkat akar yüreğine. Beni, benim hissime yabancı etme zaman. Beni bana yabancı etme. Kırıldığım yerlerdeki söküklerimi dikiyor üzerine de minik birer yonca yerleştiriyorum. Şansım olsun.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here