DÖNGÜ

0
150

DÖNGÜ

Gün biter, trafik uzar, birileri aç kalır ya da birileri bi yerlere yetişemez.
Suçlanırsın.
Saat geçer, zaman durur bazen asılı kaldığı boşlukta ya da sana durur gibi gelir, gülümsersin.
Suçlanırsın.
Oturursun, düşünürsün, üzülürsün,düzelirsin. Alışırsın.
Suçlanırsın.
Habersiz kalırsın, kendinle sarmalanırsın, oradan oraya atlarsın, yorulursun.
Suçlanırsın.
Anlamamaya başlarsın; bu her gölgede üstüne kalan şeyi
Bu her zerrede bilinmeze açılan kapıları
Bu kadar hatalı olup, suçlamaya kalkışan cesaretine hayretle bakarken bulursun kendini.
Ortaya, havaya, sağa, sola atılan her kelimeyi takıyor ve de bunları sabırla yanıtlıyor olursun. Bazen neyin ne olduğunu bilmezsin, bilmediğin şey için bile suçlanırsın.
Buna da alışılır mı?
Alışılmaması gereken bu iğdiş gidişata bile alışmış bulursun kendini
İşte en çok o zaman korkarsın.
Gönül raylarındaki trenlerim oldukları yerde kalakaldılar.
Böyle havalarda, böyle güzel yolculuklarda, böyle güzel keyifler ister.
Suçlanırsın, isteme.
Notalarım uçuşur gökyüzünde, o her sesin çirkin ahengini yapıp bununla mutlu olmaya çabaladığım enstrümanım.
Güzellik yapmak ister
Suçlanırsın
Ve bunu yapanlar öyle suçlu kimseler ki
Aklın almamaya başlar
Hoş almaması da lazım değil mi ?
Suçlanırsın.

Boşluğa bu sefer kendim çakılı kalmak istiyorum.
Bıktım.
Bu olmayan şeylerden
Olmayan çabalardan
Olmayan dürüstlüklerden
Olmayan gitgellerden
Bıktım
Bu olmayan
Suç-la-ma-lar-dan

Benim kendimi kendime anlatacak halim yok
Siz, en iyisi suçlayın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here