ANLAM YÜKLEMEYE DAİR

0
381

 

Bazı mekanlara, bazı yollara hatta bazı insalara tüm diğer şeylerden daha fazla anlam yükleriz. İnsan olmanın dayanılmaz hafifliğinden biridir bu: bir anlam yüklemek. Bu bazen kendimizle başbaşa kalıp kahvemizi yudumlayıp kitabımızı okuduğumuz bir mekan olabilir. Ya da tersine yalnız değil de etrafımızda sevdiklerimizin olduğu ve onlarla hoş vakit geçirdiğimiz bir mekan da olabilir. Ne tekilleşmek ne de kalabalıklaşmak gelmemeli sadece akla aslında. Bu bazen de bizi sevdiğimize götüren yahut sevdiğimiz yerlere götüren yollar da olabilir. Hatta sırf rotasını, manzarasını sevdiğimiz için daha fazla anlam yüklediğimiz bir yol da olabilir. Bazen ise insanlara anlam yükleriz. Hatta en çok insanlara anlam yükleriz. Severiz, çok severiz. Değer veririz. El üstünde tutarız. Sahip olduğumuz diğer tüm şeylerden ayırırız onu.

Bir şeylere anlam yüklemenin yanlış bir tarafı yoktur. Tam aksine güzelliğe dair bir şeyler anımsatır bize. Nefes aldığımız sürece, gün peşine geceyi katıp eksilttikçe takvim yapraklarından birer birer sayfaları, biz de aynı ritimle zamana ayak uyduracağız.
Anlam yüklediğimiz şeyler vaktinden önce hayatımızdan çıktıklarında asla onların yerini dolduramayız. Beraberinde hayatımızdaki diğer pek çok şeyi de anlamsızlaştırır giderken. Bir şeyi kaybetmeniz gereken zamandan önce kaybetmek sizi hayal kırıklığına uğratır. Zira her şeyi; er ya da geç, vakitli ya da vakitsiz kaybedeceğiz. Bu gerçeği unutmamalı. Bir gün gelecek sevdiklerimizi, bir gün gelecek sağlığımızı hatta bir gün gelecek kendimizi kaybedeceğiz. Kaybedilen şeyin boşluğu asla bir muadili ile dolmayacak. Mutlaka doldurmaya çalışacağız ama bir süre sonra boşa uğraştığımızı fark edip kabulleneceğiz. Kabullenmek kolay olmayacak elbette. Büyük sancılar ardından derin bir sükutla gelecek kabul ediş. Fark edebilmenin farkına varmak bizi biraz iyi hissettirecek. Kazanmaya değil kaybetmeye inanmaya başlayacaksınız. Ve sonrasında teslimiyet sizi kolları arasına alacak. Böyle böyle kapanıyor yara dediklerimiz ah’lar.

Sonunu bir kaybedilişe bağladım diye sakın ola bir şeylere anlam yüklemekten kendinizi alıkoymayın. Sevinçten mutluluktan bahsedeyim diye başladığım her hikaye nasıl oluyor bilmem mutlaka sonunda kendi hikayem bildiğim yere uğratıyor beni. Ama asla bundan şikayetçi değilim, insan her ne olursa olsun kendi hikayesini sevebilmeli.

Bir çiçeği sevmenin, bir hayvanı sevmenin, bir insanı sevmenin korkulacak bir yanı yok. Hatta ve hatta kendinizi sevmenin garipsenecek bir tarafı yok. Sevmekten korkmamalı. Umut etmekten korkmamalı.
Hayatınızda bir şeylere anlam yüklemekten korkmamalı. Sizin anlamlarınızla, bakış açınızla güzelleşiyor bu dünya.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here