AHTER

0
251

AHTER

Ziyan yok. Ziyanı yok. Biliyorum,

kış geçecek ve dirileceğim.

Kurtulacağım. Biliyorum,

çok yalvardım. Biliyorum.

Allah’a ve geceye. Çok.

Kimse bilmiyor gecenin sahibinden başka,

 nasıl sürüp gittiğini gecenin.

Kimse bilmiyor ne çektiğini gecenin

içinde sönmemek için direnen bir yıldızın.

Halesinden asılıp onun bir damla istiyorlar

Dileniyor ve kaybolmasını bekliyorlar

Bir kayboluşa dilekler armağan ediyorlar

Sen ne dilemiştin benim kayboluşumdan

Sönüp gidişimden ne diledin, söyle haydi.

Söyle n’olur, az kaldı söneceğim

Göğünde şu dünyanın

Senin dünyanın, söneceğim bir kez daha üflesen

Yaralarımda nazarlarından yanan yerlere

Beni bırak ya da benim kayboluşumdan dilek dileme

Beni bırak ben değilim bu göğün

Ben yere çakılmalıyım, bir kayaya sertçe çarpmalıyım

Kanatlarımı açmalı ve doğrudan öldürmeliyim kendimi

Bir tüfeğin nişan almasını beklememeliyim

Kanatlarımı açmalı ve özgür olduğumu sandığım bu gökte

Benim için oyulmuş bir oyukta

Sessizce can vermeliyim, can

Toprağına senin

Bensiz bahçelerin talandır senin

Saklama bir kere de olsa

Hüznünü saklama

Saklama yüzünü

Sesini yahut gözlerini

Saklama

Bir mezarım yok

Gömemem seni

Bir mezarım var

Diriltemem kendimi

Diyecek bir sözüm de yok esasında

Son göz kırpmalarım bunlar benim

Son

Ağlamayacağım artık

Ağlamıyorsa gözlerim

Kalbimde sönmüştür ateşim

Yani düştüm göğünden

Haydi söyle

Ne dileyeceksin sönüp gidişimden?

Sevda mı ? Ölüm mü?

Ayırma birbirinden.

Birini söylesen geçer diğeri yerine.

Yerine getiririm ben.

Sen sadece dileğini tut.

Ve uzak dur benden.

“ezmen nekon kenare” demenin vakti bitti

Kırptım gözümü son ışığımın can havliyle

“çeşmek bezen” demenin vakti bitti.

Şiir bitti artık, türkü dindi*

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here